Ofise Geri Dönüşte Öğrendiğimiz 3 Ders
İsmail Arılık, Kurucu / CEO tarafından
1. Verimliliği Ölçmek Zor
Ofise döndükten sonra üretkenliğimizin bazı ölçüleri bir miktar azalsa da, ekip olarak enerjimizde inanılmaz bir artış hissettik. Bir arada olmanın elle tutulamayan, sayılarla kolayca ölçülemeyen bir faydası olduğunu fark ettik.
Elbette, uzaktan çalıştığımız günlerde günlük toplantılar ve aylık buluşmalar ile bu hissi yeniden oluşturmaya çalıştık ama bir şeylerin eksik kaldığına dair içimizde hep bir şüphe vardı.
TİYO
Eski zamanlara ait şu kartlı saatlerden birini almak, işyerindeki ortamı daha eğlenceli yapacaktır. Şu tür şeyler duymaya hazır olun: “Bugün kömür ocağındayız!”.

2. Ciro: Yeni bir Bakış Açısı
Ofise geri döndüğümüz ilk ay içinde, bazı anlaşmazlıklar nedeniyle geliştirme ekibimizin bir kısmıyla yollarımızı ayırdık. Stresli ve endişeli bir şekilde, bunu olumlu bir şeye dönüştürmeye karar verdik.
Tam da o sıralar CoPilot’un lansmanı yapıldı ve hemen ekibi komut mühendisliği eğitimine aldık.
Çırak mühendislerin bile yapay zekayı kullanarak ne kadar verimli olduklarını görünce şaşırdık ve o zamandan beri ekip olarak daha üretken ve mutlu olduk. Ancak kimseyi işten çıkarmadık; bir çalışanımızı işten çıkarmak yerine yeni bir müşteri bulmak bizim için daha uygun.

3. Maliyet Etkinliği
Ticari gayrimenkule olan talep şimdiye kadarki en düşük seviyede, bu da açık planlı bir ofis kiralamanın hiç bu kadar uygun olmadığı anlamına geliyor.
Dahası, bunun yanında atıştırmalık dolabı veya ücretsiz içecek gibi son derece düşük maliyetli ayrıcalıklar sunabileceğimizi keşfettik. Satın aldığımız her langırt masası için, çalışan memnuniyeti ve verimliliğinde artış olduğunu görüyoruz.
